Pazartesi, Kasım 22
iyi ki de doğdum ki :)
kara kuru kurum!
Bu da karakurukurum'ların yine Hayao Miyazaki'nin süpersonik bi çizgi filmi olan "Spirited Away / Ruhların Kaçışı " ndaki fotoğrafı! Tek fark burdaki adları "Susuwatari" :)
Peekii bi çizgi filmi bu kadar sevince ne yapıyoruz? Önce evde annemizin olası bir battaniye örme durumu için sakladığı eski iplerden siyah olanını gizlice aşırıyoruz. Sonra babamızın balık odasından atılmak üzere kenara ayırdğı düzgünce bir kartonu aşırıyoruz :) Bu kartonu ikiye katlayıp kesiyoruz. Birinin üzerine karakurukurumumuzun olmasını istediğmiz boyuta göre bir daire çiziyoruz. Sonra bu dairenin ortasına küçük bir daire çiziyoruz. Dolama işi bittiğinde ipleri bi yerden aralayıp makasımızı bu iki kartonun ortasına geçirip ipleri ortadan kesiyoruz. Kesme işini yaparken ipleri küçük dairenin ortasından sıkıca tutuyoruz ki düşmesinler. Kesim bitince kartonları hafif aralıyor ve aynı siyah iple ortadan sıkıca bağlıyoruz. Artık kartonları çıkarıp ponponumuzu özgürlüğe kavuşturabiliriz :))
neee çatlak fanus mu varr? kaplıyım mı?
Kötü haber bissürü yeni şeyler yapma hevesi - ki aklımdaki herşeyi yapacak vakit bulamadım- ve bayram ziyaretleri ve benim doğum günümün -evet evet doğum günüm vardı pastamı bi'l ahire paylaşıcam- organizasyon işleri arasında yine ve yine derzleri dolduramadım :)) Yine ve yine bir dahaki akçapakça gidişime işalla :))Annem için yaptığım güllerimi de içlerine yerleştirdim. Ama yine aynı telaşe ve koşturmaca içinde fanusun çiçekli fotoğrafını çekmeyi unuttum :) Çiçekli fanusun şöle böle görünen bi fotoğrafını kuzucuklarım parmak boyası yaparken çektiğimiz bi fotoğrafın arka planında bulabildim :))
Ben unuttum ama Zuhal ablam vazolarımı fotoğraflamış, çiçekli halde hem de :)

Dipten not: Bu kısmetsiz bi türlü derzlenemeyen üçlü vazolarımın çiçekleri başka bir elişine kurban gitti :) Yine çiçeksiz kaldılar :))
balık odasına kaynak!
Perşembe, Kasım 11
Çok bahtiyarım!
Bu da Elif ablamın blogum için verdiği paspas örme tarifi:" Her bir parça için 30 ilmek başlanır.
Her sırada artırılarak 60 ilmek olana kadar haroşa örülür. 32 sıra artırmadan, sonra her sırada eksiltilerek 30 ilmek olana kadar haroşa örülür.
Aynı şekilde 7 parça yapılır. Çiçek formu alacak şekilde birleştirilir.
Not: Parçaları dikip birleştirmek örmekten daha zor.
Önemli Not: Kaymaması için altına halı kaydırmaz dikmek gerekir. " :))
Dipteki not: Her yanım meziyetli meziyetli insanlar kaynıyor çok ama çok çookk bahtiyarım :))
En bi önemli dipnott : Ellerine sağlık Elif ablaaaaa!!!!
Perşembe, Kasım 4
bezginim bekirim!
Dipten not: Tuncay Akgün' e derin derin sevgi ve saygılarla, teşekkürlerr!!!
Salı, Kasım 2
kırmızı gül demet demet!
karadeniz mutfağını fethedelim canııımmm!
Bu sefer daha değişik bir pişirme tekniği denedik tepsinin yanlarını da hamsiyle kapladık, tepsi tamamen kaplandığında yemeğe yeni bir ad verme isteği duydum: HAMSİ BÖREĞİ!
Ne pişirirsen pişir içine bol bol soğan kat! O yüzden babane mutfağının yemeklerini yaparken çok çok ağlayıp gözpınarlarımıza sağlık vermemiz bi yana bi de sinüslerimizden gelen cayır cayır yanma hissiyle gribal mikroplarımızdan kurtuluyoruz :) (polyanna da kimmiş!)
İşte bu haftanın cici yemeklerinin tarifi:
Önce püfleri Emel abla'dan alınan turşu kavurma! Söğüş kesilmiş soğanlarımızı sıvı yağ tereyağ karışımında kavuruyoruz. Sonra kırmızı biber serpip biberin rengi yağa geçtiğinde -tuzluysa suda beklettiğimiz- fasulye domates ve biber turşularımızı ekleyip beraber kavurmaya bırakıyoruz. İyice kavrulunca üzerine biraz sıcak (yüzeye yaklaşmayacak kadar) su ekleyip, turşularının üzerini dilimlenmiş bayat ekmeklerle örtüp tencerenin kapağını kapatıyoruz. Ekmekler yumuşacık ve turşu kokulu hale geldiklerinde ekmek ve turşularla tabaklara servis yapıoruzzz :) Çocukken turşu kavurmanın enn zevdiğim yanı işte bu ekmeklerdi!
Babane usulü kvaneyi'nin tarifi ve orjinali aslında basit! Dolapta pişmiş bekleyen fasulye yemeğinin içine çekilmiş fındık- ceviz ve bol sarımsak ekliyoruz. Ta daaaa! Bizde hazırda bekleyen fasulye olmadığı için fasulyeyi de yeniden pişirdik ama emin olduk ki orjinal lezzet için beklemiş fasulye daha iyi bir tercihmiş :)))
Pazartesi, Ekim 25
yemek de yaparım ki! hem de en bi lazından!!!
İşte bu da yapılışı:Hamsiler --ki cinnet geçirmemek için karadeniz hamsisi olmalı, çünkü marmara hamsileri küçük olur-- ayıklanır ve kılçıkları çıkarılır, tuzlanır.
Bir tarafta küçük küçük doğranmış ya da yeni teknolojiyle rondodan geçirilmiş soğanlar kavrulur. Soğanlar kavrulunca üzerlerine kırmızı biber serpilir ve kırmızı biberin rengi yağa geçene kadar karıştırlır. Önceden ılık suda yarım saat kadar bekletilmiş pirinçler süzülür, eklenir ve tuzlanarak kavrulur. Pirinçlerin üzerini bir parmak geçecek kadar su konur. Kaynayınca altı yarıma alınır ve demlenmeye bırakılır. Pirinç tam suyunu çekmeden altı kapatılır ve karabiberle ince ince kıyılmış maydanoz eklenir.
Ortaya hamsi sermedik dediysek de pilavı öyle öksüz gibi de bırakmadık, yanına buzlukta zulada bekleyen haşlanmış pavuryalarımızı (yengeç bacağı) çıkardık, bir güzel ayıkladık. Zeytinyağı ve limonla sosladık!
Lazca bilmeyenler için dipnot: Korbala lazcada obur demektir. Önüne ne gelirse yiyen, göbeği şişkin, damak tadına boğazına düşkünlere takılmak için kullanılır.


