Cuma, Mayıs 28

İki resim arasındaki yedi farkı bulunuz, fazlasıyla ilgilenmiyorum... :)

Buldunuz mu?
Peki daha açıklayıcı olayım. birincisi akçapakça belediyesinin logosu. Oricinal. İkincisi şahsım tarafından oricinal logoya potoşpoşta iliştirilmiş el yapımı logo :)
Logoya 3. boyutu da ben katmış oldum. 3D gözlükle bakarsanız daha net görürsünüz :))


İşte burada da boyama aşamaları var. Altlığı tuz seramiğiyle yapmıştım. Çocuklarla yapılabilecek aktivite ararken, kendime oyuncak bulmuşum meğer :)


Tuz seramiği için ipucu ve tarif: 2 ölçek un, 1 ölçek tuz (kaya tuzuyla karışık), 1 ölçek su, 1 damla yağ. Te işte burada ipucu devreye giriyor, suyu bi ölçekten biraz daha az koyunca daha rahat şekillendiriliyor ve kurumasını beklerken sabır taşı daha az çatlıyor, zira kendisi nazlı ve zor kuruyan bir hamur ama yapımı ve malzemelerinin eldesi pek kolay. Bir dahaki sefer tutkallı olan hamuru deniycem...

Perşembe, Mayıs 27

Maket kartonu vazo olur mu?

Maket kartonu vazo olur mu? olur olur... Hem de pek güzel olur. Bissürü sitede örnekleri var. Ama benim gibi, gecenin bi köründe tam uyuma saati uhu kokusunu evin göbeğine salıp kafa olmayın :)) Oturun gündüzün gözünde rahat rahat aydınlıkta camı açıp da yapın :)) Bitiricemmmm diye celallenip formu bozmayın :))

Alsında işlem çok basit. Anlatayım...
Yapılacak formun içine yerleştirilecek bir kavanoz bulunur. Maket kartonuna vazonun çapı çizilerek ölçek alınır. Çapın etrafına yapıştırılacak kartonlar genişliği de hesaba katılarak altlık kesilir.
*50x70 2 mmlik karton yeterli oluyor. Tabi istediğiniz yüksekliğe de bağlı*
*Aralıkları daha geniş ya da daha dar olsun derseniz kartonun 1 mmlik ya da 4 mmlik olanları da var*
Kartonlar 2x4 cm boyutlarında parçalara ayrılıp, altlığın üzerine, çizilen çap çizgisinin içine taşmayacak şekilde yapıştırılmaya başlanır. 2. sırada sıra şaşırtılır. Sonrasında tek sıralar 1. sırayı, çift sıralar 2. sırayı takip edecek şekilde kalıp tamamlanır, kurumaya bırakılır :)
Ölçek olarak kullanılan kavanoz bu kalıbın içine, çiçekler de bu kavonuzun içine yerleştirillir ve ta daaaaa!!!


Biz vazomuzun içine babannemin yılan otu diye tabir ettiği, her yılbaşında tüm çiçekçilerde satılan, meyveleri üzerine ipliklerle bağlanan yılbaşı çiçeklerini bence daha doğrusu dikenlerini koymayı tercih ettik. Yeşiller kurudukça sarıya döndü ki biz bu hallerini daha da bi beğendik :))))

bi hızla büyüyorum ben!

Begonvilimiz 3 yaşına giriyor bu yaz. o artık benden bile uzun :)))
Şifa olsun sana hazırlanan ısırganlı gübreler - özel topraklar - haşlanmış yumurtaların,patateslerin suları ve tabi ki de aspirinler.
Anne bile oldun sen. bildiğimiz yaşatılabilen 2 tane yavrun var :))))


Çiçek görmezsem duramam, toprak görmezsem yaşayamam!

Çarşamba, Mayıs 26

Çizerim ki ben

Çizerim ki ben, ya da en azından çizmeyi denerim ki ben. Opisteki çalışmalarımdan bunlar. öğrenme aşamasındayım henüz , öğreniyorum ki :)))




Salı, Mayıs 25

Nerde bizim kırmızı burunluklarımız, palyaço olduk biz :)

İşte beklenen makyaj sonunda yapıldı. Az biraz palyaco olduk. Az biraz olduk çünkü, perukalarımız ve kostümlerimiz yok. Bu palyaço işi bi süre sonra bi daha denenecek :)
Yalnız tek sorunum bu makyajla, 6 aylık en küçük pıtırcığımızı ürküttüğüm için yanına yaklaşamamak oldu. 1 sene sonra o da ister mi palyaço olmak acaba?


Şimdi en mühim soru: bundan sonraki makyaj ne? işte tete bu da cevap: hepimiz jack olacağız. Hangi jack mi? Jack Skellington, balkabağı-hallowen kralı jack :)

Dedem-Ninem

Lisedeydim bunları yaptığımda. Annem bi arkadaşından model alıp getirmişti. Birebir böle değillerdi. Ufak tefek uyarlamalar yapmıştım, el ele tutuşmalarını sağlamak gibi:)


Mereklısı için malzemeleri basit. Yastık,dede ve ninenin kıyafetleri için artık kumaşlar, saçlar-sakallar için beyaz iplikler, ten rengi eski çoraplar -delinmemiş yerlerinden :)-, gözlük için bükülebilir bakır tel, elyaf ve de dikiş malzemeleri.
Yüz için çorabın içini elyafla doldurup arkadan dikip, iplik yardımıyla yüz izleri ağız ve göz oluşturmak yeterli, ve de basit.
Sonunda pek de bi sevimliler :))))

Veee büstün betonu dökülürr

Hafta sonu sonunda akçapakçama gidip büstü kaplanmadan evvel görebildim. 19 mayısa yetişmesi planlanıyordu ama henüz bitirilemedi :)
Bu da bana bu arada gidip beton halini görebilme fırsatı verdi. bi kaç yanlış olmuş tabii. büstün kaidesi biraz akstan kaymış, arkadaki panoların eğimli yüzlerin keskinliği tam net olamamış ama yine de güzel olmuş :)kartala yavrusu kuzgun görünürmüş :)))


Mermerlerin kaplandığında, yazıları eklendiğinde daha iyi duracağını umut ediyorum :) herşeyi hazırmış, kaplanıp ay-yıldızın, yazı panosunun ve büstün takılması kalmış. hee bi de bayrak direğiyle, zemine lisenin logosu eklenecekmiş. hadi bakalım. merakla...

Cuma, Nisan 30

Tüçüt Kediler

İşte süpersonik eğlenceli bir haftasonu aktivitesi. Büyük kırtasiyelerdeki çocuk yüz boyaları mucizevi şeyler. Pek çok pek çok eğlendik. Hep beraber kedi olup resimler çekildik :))) Mutlulukları ve de şaşkınlıkları enfesti.


Şimdi sıra haftasonu hep beraber palyaço olmaya geldi :)))

Çarşamba, Nisan 7

Büst Denemeleri...

Akçapakça'lı bir dernek benden okuduğum, mezun olduğum lisenin bahçesine yapılabilecek büst önerileri istedi. Hiç düşünmediğim bi alandı o güne kadar. Meğersem ne acaip büstler varmış ülkemde. Aklıma gelen ilk şeyler bunlardı. Her ne kadar yapılamayacak da olsalar iyi vakit geçirmemi sağladılar çizerken... :)


Dip dip not: Sanırım 19 mayısa kadar 6. çizim büste dönüştürülecek mişşşmişş :))

Pazartesi, Nisan 5

Okuldaki projeler...

MİMARİ TASARIM 1

Okulun ilk yıllarında yaptığımız pek keyifli ve eğlenceli bi proje çalışmasıydı. İrrasyonel, fonksiyonlara göre şekilenen duvarlar, hatta döşemeler, duvarlara uygun mobilyalar, sabundan-mumdan oyma lavabolar, klozetler... :)


MİMARİ PROJE 1

Belki Üsküdar'daki tüm binaları küçük ölçekte olan Çinili Külliyeyi bilirsiniz. Maketmiş hissi veren sevimli bir külliyedir. Çinili Camii, Camii avlusunda bir taş mektep, kubbesi enfes bir şadırvan, Eski Çinili Sibyan Mektebi - şimdinin Çinili Çocuk Kütüphanesi- ve hala kullanımında olan Çinili hamamı.


Külliye'ye ek bir halk kütüphanesi yapmak ve Külliyeyi yeniden aktif kullanılan bir alana çevirmek projenin hedefiydi. Çizim paftalarım teslimden sonra kürsüde kaybolduğu için elimde sadece maket fotoları kaldı :)

RÖLÖVE

Balat'taki eski bir rum evi. Şimdilerde Balat Kadın Eserleri Kütüphanesi.


Gidip inceleme yapmak isteyenler için bilgi: haftasonları kapalı, haftaiçi mesai saatlerinde gidip kaynakları,binayı inceleyebilirsiniz.



PATARA'DA STAJ

2005 yazında ofis stajı için okuldan birkaç arkadaş gittiğimiz Patara arkeolojik kazı alanında çizdiğimiz bir anıt mezarın rölöve ve restitüsyon projelerininden bir örnek ve mevcut durumuna dair fotoğraflar...


Dip dip not: Patara Likya Bölgesinin -güneş ülkesi- en gösterişli şehirlerinden biri. Kazı çalışmaları halen devam ediyor. Likya' da anıt mezarlar kadınlar adına yapılıyor ve eşleri ve babalarıyla beraber gömülüyorlar. Ailelerin toplum içindeki yerleri evlerinin yanısıra, mezarlarına bakılarak da anlaşılabilyor. Mezardaki gösterişine göre sosyal statü belli oluyor.
En dip not: Patara'da kaya mezarları, anıt mezarlar,neredeyse tamamıyla sağlam bir tak, meclis binası, tiyatro, deniz feneri,seramik fırınları, hamam, karetta karetta'ların yumurtalarını bıraktığı enfes bir kumsal, her yönden gelen dalgasıyla insanı sersem eden bir denizi ve yemek yenip içki içilebilecek, konaklanacak otellerin,pansiyonların olduğu küçük bir köyü -gelemiş köyü- var.
Kazı ve patara hakkında ayrıntılı bilgi için http://www.pataraexcavations.com/ adresine bakılabilir.

MİMARİ PROJE 2

Mekan Ali Sami Yen stadyumu yanındaki eski Tekel Likör Fabrikası. Çalışılan konu; Halk Eğitim Merkezi gibi hizmet verebilecek, geniş sergileme olanakları sunacak, likör fabrikasından kalan muazzam tuğla baca etrafında ağaçlar altında oturulup sohbet edilebilecek, oyun salonlarıyla gençlere içine çekecek, dersliklerinde kurslar verilecek, salonunda gösteriler ve gösterimler yapılabilecek şehir dışında olmayan kolay ulaşılabilen bir kültür merkezi tasarlamak.
Çalıştığım proje hocamın yöntemiyle - ki daha sonraları bu genel çalışma prensibim halini aldı- maketlerle başladık çalışmaya.1/500 ölçeğinde - üç boyutta eskizler, işte bir kısmı:


Projede korumaya ve çevresini kahve için kullanmaya karar verdiğim, böylece projeyi şekillendirmemde yardımcı ve yönlendirici olan baca, vaziyet planı ve 1/200 çalışma maketi:


Projeye dair ilk eskiz, plan ve kat kat ayrılabilen planlama maketi:



MİMARİ PROJE 3

Küçükken Akçakoca'ya gitiğimizde tatilimizin bir kısmını amcamların evinde geçirirdik. Blokların yanıdaki arsadaki çay bahçesinde çay içer, önündeki yamaçtan aşağıya güç bela yürüyerek iner, kayalıkların üzerinde güneşlenir, denize girerdik. Akçakoca'da güneş denizden batar. Orada sahilde, evde ya da çay bahçesinde güneşin batışını izlerdik. Öğretmenler sitesindeki bütün evlere kızıla pembeye çalan akşam güneşi vururdu. Sonra çay bahçesinin olduğu arsaya öğretmen evi yapılmasına karar verildi. Veee düz mantık 11 katlı, sitedeki evlerin akşam güneşini kesen denizden bakıldığında silüeti hançerleyen bir bina yapıldı.
Bina hala orada. bu arada ben okulumun sonlarına doğru yaklaşıyordum, ve akçakoca'da bir proje yapmak istiyordum. En uygun arsa beni bu kadar rahatsız eden alandı. Konu da müsaitti. 11 katlı devasa bina yıkılacak yerine topografayla uyumlu silüte uyan, siteye akşam güneşini geri verecek, en önemlisi benim de gidip kalmak isteyeceğim aynı sayıda kişiye hizmet verecek bir otel tasarlayacaktım.

Yukarıdaki resimlerden ilki mevcut öğretmen evinin maketteki hali. Diğerleri de maket çalışmaları.Aşağıdakiler de vaziyet planı odalrın kat planları ve kesit. Projeye göre bütün odalar denize bakıyor ve hiç bir bina diğerinin önüne geçip güneşini engellemiyor. :)


Binalar öncelikle genel fonksiyonlar ve otel odaları olarak iki parçaya ayrılıyor. Konaklama alanları da 6 bina şeklinde bölünüor böylece topografya'ya yerleşmek ve denizden bakıldığında kitle ezici ve yüksek hale gelmiyor. Genel fonksiyonlar-restoran,resepsiyon, spor alanları, lobi vs. - proje arsasında yola yakın alanda tek bnada toplanıyor. Konaklama binalarına ana binadan çıkılarak açık koridorlardan ulaşılıyor. Bu açık koridorlar sahile kadar iniyor ve orada kayalıklara ve yer yer kayalıkların üzerine yerleştirilen iskelelere ulaşılıyor. böylece otel önünde denize girilebilyor. Kayalıklarda yüzmek istemeyenler yan taraftaki kumsala bir yol bağlanıyor.
Aşağıdaki fotoğraflar projenin maketleri:


Dip dip not: sizce ben bigün bu binayı yıkıp yerine otelimi yapabilir miyim?

BİTİRME PROJESİ

Vee okul sonu gelir. Bitirme projesi zamanı. İlk iş üniversite üniversite gezip pervititich haritaları bulmak -ki aşağıdaki fotolardan ilkidir-, arsayı gezip veri toplamak -ki ikinci fotoğraftaki arsa dibindeki çiçek tezgahından çekilen çiçekler- ve uydu fotoğrafları incelemek -ki üçüncü fotoğraf :) -


proje alanım taksim su maksemi ve arkasındaki otopark. Proje konusu Çağdaş Sanatlar Müzesi. Aşağıdakiler bu kadar merkezi, her noktadan algılanabilen, dar uzun, tarihi binaya bitişik bir arsada ne yapabilirim düşüncesinin eskizde ve makette ne yapabilirim ki ben cebelleşmeleri...



Tasarım aşamasındayken kütüphane cebelleşmeleri işin tatlı ve aynı zamanda depresif taraflarından. Bir örnek ararsın ararsın bulamazsın, bunalırsın. Ama bazen bi kıvılcım çakar beyninde baktığın örneklerden. İşte öyle anlardan birinde Satoshi Okada'nın yaptığı bir evi incelediğimde kıvılcımlar çakmıştı beynimde. (Satoshi Okada' yı ve bana ışık yakan projesini merak edenler için: http://www.okada-archi.com/w10.html ) Aşağıdakilerde benim 2 dönem de sürse mezuniyete giden süreç ve projemin ilk çizimleri ve maketi:


2. dönemin sonunda oluşan projemin plan kesit ve cepheleri ve maketi:



Dip dip not: mezun oldum... :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...