silüet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
silüet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Nisan 18

katalan yelpaze

ne de çok olmuş yazmayalı..
bitmemiş işler silsilesinde askıda anlatılmayı bekleyen ne de çok el işim var aslında. 
hani barselona'ya gitmiştim ya ben erasmusla, ohoooo çok çok oldu döneli. döndükten sonra yeniden düzenli hayata dönmem, heh işte o biraz uzun sürdü. 
aa yooğğ, eli boş durmadım tabii ki, üretmeden hiç olur mu? 
barselona'dayken yaptığım birkaç şeyi paylaşarak başlayayım zamanı yakalama maratonuma. 
çogzel şehir barselona, oradayken gezmelere, buradayken özlemelere doyamaz insan. istanbul kıskanmasın ama silüeti de pek güzel, cafcaflı dönme dolaplı.  


elişcinin zaaflarına göre ürün sattığından neredeyse emin olacağım çin pazarı dükkanlarını da bubi tuzakları gibi koymuşlar şehrin her bi yerine. şeytanın aklına gelmez, tutmuşlar düz desensiz kumaş yelpaze koymuşlar, ba ba ba. bak işte bunlar hep tuzak. diyor ki bana: "al bunu, boya!" uydum mu şeytana, uydum tabiy ki, nası uymayayım. "e peki" dedim "ne boyayayım?" : "e barselona'dasın, onun silüetini çiz boya" dedi. dedim zaten uydum bari hakkını vereyim.


koydum eskizimi bilgisayarımın üstüne klasik usül kopyaladım internette bulduğum bi silüeti.



sonra dairesel forma göre çevire çevire kopyaladım yelpazenin üstüne.



Sonra içlerini cd kalemiyle doldurdum, evet bulabildiğim ilk kalıcı kalem oydu :) ne yazık ki ne ispanyolcam, ne de katalancam kumaş boyası kalemini anlatacak kadar yeterli değildi çünkü. e peki oldu mu? oldu oldu çok güzel oldu. hatta bir tane değil 2 tane oldu, biri kendime biri hediye.


dipte sağlamalı not: inanır mısınız hala da sağlam! tü tü tü.
dipte şaşkınlı özlemeli not: sevgili katalanlar, inanır mısınız  sizi de özledim :)

Çarşamba, Kasım 27

e istanbul'u izliyorum!


evimize taşınalı 3 yıldan fazla oldu ama biz oradan oraya taşınan kiracı psikolojisini üzerimizden atıp bir türlü eve yerleşemedik. sonunda dedik ki " yerleşelim artık!" {he bunu benim 6 aylığına barselona 'ya gitmemin arifesinde söylüyor olmamız da ayrıca manidar tabii :)
peki yerleşelim, yerleşelim de nasıl başlayalım? oraya buraya raflar ve  hobi malzemeleri için saklama kutularıyla başlayan alışveriş çılgınlığımızdan sonra yüksek lisansımla birlikte yeniden odama giren ama odada bir türlü kendine yer bulamayan, ordan oraya savrulan masama diktim gözümü. garibimi nasıl yerleşik hale getiririm diye düşününce de aklıma masamın üstüne yerleştirebileceğim böylece o köşeyi çalışma köşesine dönüştürebilecek mantar pano fikri geldi;

"pekiiiiiii,ne yapsam, ne yapsam?  istanbul silüetli pano yapsam! 
nası yapsam? internetten bi silüet bulsam, otokette üzerinden geçip, ölçeklice alınabilcek çizim haline getirsem!
sonra ne yapsam? , kırtasiyeden mantar alsam, ölçekli silüet çıktımı üstüne yerleştirsem, kessem biçsem!

 çift taraflı bantı yapıştırsam arkasına, duvara sabitlesem!
sonra Allah ne verdiyse yapıştırsam, kurulsam masama. ispanyolca ödevimi yapsam, keyifle adaçayımı yudumlayaraktan... hiç fena olmaz değil mi? 
dipte kalıplı not: silüete ihtiyacınız olur ise e-posta adresinizi yollayınız bana. çizimi yollayayım hemen. 
dipte yetersiz not: çocukluğumdan beri hiç bişeyi atmaya kıyamam, kutu kutu hatıra kağıtlarım var. 30x90 cmlik pano 5 dakikada doldu, duvarları tümden mantarla mı kaplasam, ne yapsam?
dipte yerleşik not: şunu anladım ki bi evin duvarlarını da kullanmaya başlamadan o eve bir türlü yerleşemiyorsunuz. duvarlar kullanılmadığında ev plandan ibaret kalıyor; tek boyutlu! doya doya kullanınız, sonradan kusurları kapatabilecek alçı ve boyaya ulaşmak artık kolay!
dipte eski istanbul'lu not: efenim malumunuz eskiden yeni evlenenlerin ayrı eve çıkması diye birşey yokmuş. şanslılar ise gelinle damada evde bir oda verilirmiş. gelin de nereden geldiyse o odanın bir duvarında gelinin memleketinin resmi olurmuş. o yüzden eski evlerinin duvarlarını süsleyen şehir panaromalarını görürüz o evleri gezerken. bana gelince, istanbul'da yaşarken istanbul'un silüetini odamda istiyor olmam, hangi hasretliğe bağlanabilir bilemiyorum :D 
dipte şiirli şarkılı not: Orhan Veli'nin İstanbulu Dinliyorum şiirinin Fazıl Say tarafından bestelenen halini hiç dinlemiş miydiniz? http://www.youtube.com/watch?v=3aLASHqYYb4 Güvenç Dağüstün seslendiriyor burda, Fazıl Say'ın yeni çıkan cdsinde ise Serenad Bağcan seslendiriyor, nefis. bence cdyi de edinip hemen dinleyiniz efenim! cd tümüyle her derde deva!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...