Cuma, Nisan 30

Tüçüt Kediler

İşte süpersonik eğlenceli bir haftasonu aktivitesi. Büyük kırtasiyelerdeki çocuk yüz boyaları mucizevi şeyler. Pek çok pek çok eğlendik. Hep beraber kedi olup resimler çekildik :))) Mutlulukları ve de şaşkınlıkları enfesti.


Şimdi sıra haftasonu hep beraber palyaço olmaya geldi :)))

Çarşamba, Nisan 7

Büst Denemeleri...

Akçapakça'lı bir dernek benden okuduğum, mezun olduğum lisenin bahçesine yapılabilecek büst önerileri istedi. Hiç düşünmediğim bi alandı o güne kadar. Meğersem ne acaip büstler varmış ülkemde. Aklıma gelen ilk şeyler bunlardı. Her ne kadar yapılamayacak da olsalar iyi vakit geçirmemi sağladılar çizerken... :)


Dip dip not: Sanırım 19 mayısa kadar 6. çizim büste dönüştürülecek mişşşmişş :))

Pazartesi, Nisan 5

Okuldaki projeler...

MİMARİ TASARIM 1

Okulun ilk yıllarında yaptığımız pek keyifli ve eğlenceli bi proje çalışmasıydı. İrrasyonel, fonksiyonlara göre şekilenen duvarlar, hatta döşemeler, duvarlara uygun mobilyalar, sabundan-mumdan oyma lavabolar, klozetler... :)


MİMARİ PROJE 1

Belki Üsküdar'daki tüm binaları küçük ölçekte olan Çinili Külliyeyi bilirsiniz. Maketmiş hissi veren sevimli bir külliyedir. Çinili Camii, Camii avlusunda bir taş mektep, kubbesi enfes bir şadırvan, Eski Çinili Sibyan Mektebi - şimdinin Çinili Çocuk Kütüphanesi- ve hala kullanımında olan Çinili hamamı.


Külliye'ye ek bir halk kütüphanesi yapmak ve Külliyeyi yeniden aktif kullanılan bir alana çevirmek projenin hedefiydi. Çizim paftalarım teslimden sonra kürsüde kaybolduğu için elimde sadece maket fotoları kaldı :)

RÖLÖVE

Balat'taki eski bir rum evi. Şimdilerde Balat Kadın Eserleri Kütüphanesi.


Gidip inceleme yapmak isteyenler için bilgi: haftasonları kapalı, haftaiçi mesai saatlerinde gidip kaynakları,binayı inceleyebilirsiniz.



PATARA'DA STAJ

2005 yazında ofis stajı için okuldan birkaç arkadaş gittiğimiz Patara arkeolojik kazı alanında çizdiğimiz bir anıt mezarın rölöve ve restitüsyon projelerininden bir örnek ve mevcut durumuna dair fotoğraflar...


Dip dip not: Patara Likya Bölgesinin -güneş ülkesi- en gösterişli şehirlerinden biri. Kazı çalışmaları halen devam ediyor. Likya' da anıt mezarlar kadınlar adına yapılıyor ve eşleri ve babalarıyla beraber gömülüyorlar. Ailelerin toplum içindeki yerleri evlerinin yanısıra, mezarlarına bakılarak da anlaşılabilyor. Mezardaki gösterişine göre sosyal statü belli oluyor.
En dip not: Patara'da kaya mezarları, anıt mezarlar,neredeyse tamamıyla sağlam bir tak, meclis binası, tiyatro, deniz feneri,seramik fırınları, hamam, karetta karetta'ların yumurtalarını bıraktığı enfes bir kumsal, her yönden gelen dalgasıyla insanı sersem eden bir denizi ve yemek yenip içki içilebilecek, konaklanacak otellerin,pansiyonların olduğu küçük bir köyü -gelemiş köyü- var.
Kazı ve patara hakkında ayrıntılı bilgi için http://www.pataraexcavations.com/ adresine bakılabilir.

MİMARİ PROJE 2

Mekan Ali Sami Yen stadyumu yanındaki eski Tekel Likör Fabrikası. Çalışılan konu; Halk Eğitim Merkezi gibi hizmet verebilecek, geniş sergileme olanakları sunacak, likör fabrikasından kalan muazzam tuğla baca etrafında ağaçlar altında oturulup sohbet edilebilecek, oyun salonlarıyla gençlere içine çekecek, dersliklerinde kurslar verilecek, salonunda gösteriler ve gösterimler yapılabilecek şehir dışında olmayan kolay ulaşılabilen bir kültür merkezi tasarlamak.
Çalıştığım proje hocamın yöntemiyle - ki daha sonraları bu genel çalışma prensibim halini aldı- maketlerle başladık çalışmaya.1/500 ölçeğinde - üç boyutta eskizler, işte bir kısmı:


Projede korumaya ve çevresini kahve için kullanmaya karar verdiğim, böylece projeyi şekillendirmemde yardımcı ve yönlendirici olan baca, vaziyet planı ve 1/200 çalışma maketi:


Projeye dair ilk eskiz, plan ve kat kat ayrılabilen planlama maketi:



MİMARİ PROJE 3

Küçükken Akçakoca'ya gitiğimizde tatilimizin bir kısmını amcamların evinde geçirirdik. Blokların yanıdaki arsadaki çay bahçesinde çay içer, önündeki yamaçtan aşağıya güç bela yürüyerek iner, kayalıkların üzerinde güneşlenir, denize girerdik. Akçakoca'da güneş denizden batar. Orada sahilde, evde ya da çay bahçesinde güneşin batışını izlerdik. Öğretmenler sitesindeki bütün evlere kızıla pembeye çalan akşam güneşi vururdu. Sonra çay bahçesinin olduğu arsaya öğretmen evi yapılmasına karar verildi. Veee düz mantık 11 katlı, sitedeki evlerin akşam güneşini kesen denizden bakıldığında silüeti hançerleyen bir bina yapıldı.
Bina hala orada. bu arada ben okulumun sonlarına doğru yaklaşıyordum, ve akçakoca'da bir proje yapmak istiyordum. En uygun arsa beni bu kadar rahatsız eden alandı. Konu da müsaitti. 11 katlı devasa bina yıkılacak yerine topografayla uyumlu silüte uyan, siteye akşam güneşini geri verecek, en önemlisi benim de gidip kalmak isteyeceğim aynı sayıda kişiye hizmet verecek bir otel tasarlayacaktım.

Yukarıdaki resimlerden ilki mevcut öğretmen evinin maketteki hali. Diğerleri de maket çalışmaları.Aşağıdakiler de vaziyet planı odalrın kat planları ve kesit. Projeye göre bütün odalar denize bakıyor ve hiç bir bina diğerinin önüne geçip güneşini engellemiyor. :)


Binalar öncelikle genel fonksiyonlar ve otel odaları olarak iki parçaya ayrılıyor. Konaklama alanları da 6 bina şeklinde bölünüor böylece topografya'ya yerleşmek ve denizden bakıldığında kitle ezici ve yüksek hale gelmiyor. Genel fonksiyonlar-restoran,resepsiyon, spor alanları, lobi vs. - proje arsasında yola yakın alanda tek bnada toplanıyor. Konaklama binalarına ana binadan çıkılarak açık koridorlardan ulaşılıyor. Bu açık koridorlar sahile kadar iniyor ve orada kayalıklara ve yer yer kayalıkların üzerine yerleştirilen iskelelere ulaşılıyor. böylece otel önünde denize girilebilyor. Kayalıklarda yüzmek istemeyenler yan taraftaki kumsala bir yol bağlanıyor.
Aşağıdaki fotoğraflar projenin maketleri:


Dip dip not: sizce ben bigün bu binayı yıkıp yerine otelimi yapabilir miyim?

BİTİRME PROJESİ

Vee okul sonu gelir. Bitirme projesi zamanı. İlk iş üniversite üniversite gezip pervititich haritaları bulmak -ki aşağıdaki fotolardan ilkidir-, arsayı gezip veri toplamak -ki ikinci fotoğraftaki arsa dibindeki çiçek tezgahından çekilen çiçekler- ve uydu fotoğrafları incelemek -ki üçüncü fotoğraf :) -


proje alanım taksim su maksemi ve arkasındaki otopark. Proje konusu Çağdaş Sanatlar Müzesi. Aşağıdakiler bu kadar merkezi, her noktadan algılanabilen, dar uzun, tarihi binaya bitişik bir arsada ne yapabilirim düşüncesinin eskizde ve makette ne yapabilirim ki ben cebelleşmeleri...



Tasarım aşamasındayken kütüphane cebelleşmeleri işin tatlı ve aynı zamanda depresif taraflarından. Bir örnek ararsın ararsın bulamazsın, bunalırsın. Ama bazen bi kıvılcım çakar beyninde baktığın örneklerden. İşte öyle anlardan birinde Satoshi Okada'nın yaptığı bir evi incelediğimde kıvılcımlar çakmıştı beynimde. (Satoshi Okada' yı ve bana ışık yakan projesini merak edenler için: http://www.okada-archi.com/w10.html ) Aşağıdakilerde benim 2 dönem de sürse mezuniyete giden süreç ve projemin ilk çizimleri ve maketi:


2. dönemin sonunda oluşan projemin plan kesit ve cepheleri ve maketi:



Dip dip not: mezun oldum... :)

Perşembe, Nisan 1

Balon-ip lambaaa...

arayıp tarayıp, aradıkları, içlerine sinen lambayı bir türlü bulamayan kardeşler kolları sıvar ve işe girişirler. tanım basittir, herkesler yapmışken onlar neden yapamasındır?

Balon, ağaç tutkalı,vazelin, ipler ve ikea ve mudo conceptten gereken iç aksamlar alınır. İpler tutkala basılır. balon vazelinlenir tutlkallı ipler balonun etrafına sarılır. havadar bir yere asılır ve sarılan iplerin çokluğuna göre ortalama 3 gün kadar kurumaya bırakılır. kuruyunca balon patlatılıp içinden çıkarılır. aksamlar yerleştirilir. ta daaaaa. işte hazırrr :)

Dip dip not: balonları büyük,yuvarlak bicimli olanlarında tercih etmek gerkiyo. yoksa yuvarlak olamıyorlar.
Ufak püf: iki balon iç içe geçirip öyle şişirin böylece sarkma ve bozulma daha aza iniyor :) hem patlama riski de azalıyor :)

bayankuşcuklar ve ocak hanım...

Ben çocukken neden kimse öğretmemiş bana tuz seramiğini çok büyük adam olabilrdim belki :))))
yamru yumru güzel bayankuşcuklarım:

Ocak Hanım(1 ocak günü yapılmış olması minaasebetiynen):

Dip dip not: tuz seramğiyle yapılmış, suluboyayla boyanmış, henüz cilanlanmamışlardır. :)

Ben de taş boyadım... :)

Heveslenip anneme akçapakça kumsallarından toplattığım taşlarımın ojeyle boyanmış halleri. bütün evi oje kokusuna boğmuştum. babanem evde olsa "piffff, koki boğazuma sarilayi" der beni bi güzel kalaylardı :)))

AİLE

YARENLER

Çarşamba, Mart 31

Edirne Gezi Notları

ESKİ CAMİİ

Edirne'de Osmanlılardan günümüze ulaşmış en eski anıtsal yapıdır. 1403’de Emir Süleyman tarafından yapımına başlanmış, Çelebi Sultan Mehmet zamanında 1414'te bitirilmiştir. Mimarı, Konyalı Hacı Alaaddin, kalfası Ömer ibn İbrahim'dir. Merkezi kubbeyi taşıyan dört paye ile dört duvar üzerine dokuz kubbeli kare biçiminde bir yapıdır. Üzerindeki kitabelerin güzelliği ile dünyada ün yapmıştır.

ÜÇ ŞEREFELİ CAMİİ

Edirne'nin bir başka simgesidir. 1443-1447 yılları arasında, II. Sultan Murat tarafından yaptırılmıştır. Cami Osmanlı sanatında, erken ve klasik dönemler üslubu arasında yer alır. Burada ilk kez uygulanan bir planla karşılaşılmaktadır. 24 m çapındaki büyük merkezi kubbe, ikisi paye, dördü duvar payesi olmak üzere altı dayanağa oturur. Yanlarda daha küçük ikişer kubbe ile örtülü kare bölümler vardır. Yapı, bir yenilik olarak enine dikdörtgen planlıdır. Bu planı Mimar Sinan, İstanbul camilerinde daha gelişmiş biçimi ile uygulamıştır. Ayrıca Osmanlı mimarisinde revaklı avlu ilk kez bu camide kullanılmıştır.
Avlunun dört köşesine minareler yerleştirilmiştir. Üç şerefeli cami, bu özellikleriyle sonraki camilere öncü olan anıtsal bir yapıdır. Her bir minaresinde ayrı bir motif bulunmaktadır.Burmalı minaresi en dikkat çekenidir.
Camiye adını veren üç şerefeli abidevi minare, 67,62 m yüksekliğindedir. Her şerefeye ayrı yollardan çıkılmaktadır. Caminin süslemeleri de ilginçtir. Revak kuII.

BAYEZİD CAMİİ VE KÜLLİYESİ

Tunca Nehri kıyısında, şehir merkezine 2 km uzaklıkta bulunan külliye, Edirne'nin en önemli yapıtlarındandır. Cami, tıp medresesi, imaret, darüşşifa, hamam, mutfak, erzak depoları ve diğer bölümleriyle geniş bir alana yayılmıştır. II. Bayezıt'ın 1484-1488'de yaptırdığı külliyenin mimarı Hayreddin'dir. Çok etkileyici bir görünümü olan külliye, küçüklü büyüklü yüze yakın kubbeyle örtülüdür. Burası zamanında akıl hastalarının su sesi ile tedavi edildikleri yer olarak bilinir.
Yapıların en ilginci 20,55 m çaplı, tek kubbeli, iki minareli anıtsal camidir. Dört duvara dayalı kubbesi ile dikkat çekmektedir. Ana kubbeli mekanın yanlarında dokuzar kubbeli Tabhane (kitap basım yeri) bölümleri vardır. Bu bölümler doğrudan dışarı açılmaktadır. Mermer mihrap ve minber yalın görünüşlüdür. Somaki mermerden, son derece zarif hünkar mahfili, Edirne'deki ilk örnektir.bbelerindeki özgün kalem işleri, Osmanlı camilerindeki en eski örneklerdendir.

SELİMİYE CAMİİ

Gelmiş geçmiş mimarların en büyüğü Mimar Sinan'ın "ustalığımın eseridir" dediği bu cami Sultan II. Selim adına yapılmıştır. 1569 yılında yapımına başlanılan cami 6 yıl süren yorucu bir uğraş sonunda 1575 yılında tamamlanmıştır. Edirne'nin ve Osmanlı İmparatorluğunun simgesi olan cami, kentin merkezinde yer almaktadır. Çok uzaklardan minareleri ile göze çarpan yapı, kurulduğu yerin seçimiyle, Mimar Sinan'ın aynı zamanda usta bir şehircilik uzmanı olduğunu da göstermektedir.
Edirne'ye her yönden girişte iki taneymiş gibi görünen, ancak yaklaştıkça 4 tane olduğu anlaşılan minarelerin birisinin üç şerefesine üç ayrı merdivenle çıkılmaktadır. Bu merdivenlerden çıkanlar birbirlerini asla görememektedirler. Bu usta mimarın akıllara durgunluk verecek kıvrak zekasının timsali sayılmaktadır.
Kesme taştan yapılan cami, 2475 m2'lik bir alanı kaplar. Mimarlık tarihinde en geniş mekana kurulmuş yapı olarak nitelenen Selimiye Camisi, yerden yüksekliği 43,28 m olan, 31,30 m çapındaki kubbesiyle ilgi çeker. Kubbe 6 m genişliğindeki kemerlerle birbirine bağlanan sekiz büyük payeye oturur.

Cami, mimari özelliklerinin erişilmezliği yanında taş, mermer, çini, ahşap, sedef gibi süsleme özellikleriyle de son derece önemlidir. Mihrap ve minberi mermer işçiliğinin baş yapıtlarındandır. Yapının çini süslemelerinin, Osmanlı ve Dünya sanatında ayrı bir yeri vardır. Caminin duvarları ve mihrabı İznik ve Dimotoko çinilerinin en mükemmelleri ile süslenmiştir. XVI. yy. çiniciliğinin en güzel örnekleri olan bu çiniler, 'sıraltı' tekniğinde olup, İznik'te yapılmıştır.
Caminin dört köşesinde birebir eşit boy ve çapta dört minare yer almaktadır. Bunlar 70,89 metreyi bulan boyları ile "Türkiye'nin en yüksek minareleridir. 31,30 metre çapındaki kubbesi de aynı özelliği taşımaktadır Selimiye camisinin 3,80 m çapında 70,89 m yüksekliğinde, üçer şerefeli dört zarif minaresi vardır. Cümle kapısının iki yanındakiler üçer yollu olup, her şerefeye ayrı merdivenlerden çıkılır. Diğer iki minare ise birer yolludur.
Bir külliye olarak inşa edilen yapının, geniş dış avlusunda Darüssıbyan, Darülkur'a ve Darülhadis yapıları bulunmaktadır.

ÇARŞILAR
Geçiş yolları üzerinde bulunan kentin gelişme döneminde hem artan ekonomi ve ticaret yoğunluğunu karşılamak hem de cami ve imaretlere gelir sağlamak amacıyla birçok han, bedesten ve çarşı inşa edildi.
- Arasta Çarşısı 73 kemerli, 255 metre uzunluğunda, 124 dükkândan oluşan arasta, III. Murad (1574-1595) tarafından Selimiye Camisi'ne vakıf olmak üzere Davut Ağa'ya yaptırıldı.
- Bedesten Çarşısı:1417-1418 yılları arasında Çelebi Sultan I. Mehmed tarafından Mimar Alaaddin'e Eski Cami'ye vakıf olarak bir bedesten yaptırıldı.
- Alipaşa Çarşısı:1569'da Hersekli Semiz Ali Paşa'nın Mimar Sinan'a yaptırdığı Ali Paşa Çarşısı yüz otuz dükkândan oluşmaktadır.. Çarşısı üç yüz metre uzunluğunda

RÜSTEM PAŞA KERVANSARAYI
Sokak üzerinde bir sıra dükkânı bulunan ve klasik Osmanlı mimarlığının ilginç örneklerinden olan Rüstem Paşa Kervansarayı, Kanuni Sultan Süleyman'ın ünlü sadrazamı Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırıldı. Halen otel olarak kullanılmaktadır.

Okul yılları

İşte 6 yılımı geçirdiğim güzide(?) :) okulum...

MSGSÜ( Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi )

Salı, Mart 30

Başlarken...

Bu ilk kaydım. Ennn eskilerden bişeyle başlamak istedim. 8-9 yaşlarındaydım bunu yazdığımda. :) Gözünün içi çiçeğinin ölümüne üzülen bunu o sıralar en sevdiği çizgi film karakteriyle anlatan kızçe. :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...